Ankara Trafik Kazası Avukatı

Ankara Trafik Kazası Avukatı Fatih Tahancı, trafik kazalarında müvekkillerine hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sağlamaktadır. Bugün Ankara ili adli yargı çevresi içerisinde bugün Merkez ve Batı Adliyesinde olmak üzere toplamda 51 adet Asliye Hukuk Mahkemesi ve15 adet Asliye Ticaret Mahkemesi aktif olarak görev yapmaktadır. Trafik kazalarına ilişkin davalar Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Davanın taraflarından biri sigorta şirketi olduğunda Türk Ticaret Kanunu’nun düzenlemesi sebebiyle davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Trafik kazası nedeniyle ölüm, yaralanma olması halinde bedensel zararlara ilişkin ceza davalarında Ceza mahkemeleri görevlidir. Trafik kazalarının idare hukuku alanına ilişkin davalarda İdare Mahkemeleri görevlidir. Hukuk, ceza, idare boyutu olması sebebiyle trafik kazaları çok boyutludur. Trafik Kaza Avukatının alanında uzmanlaşmasının için hukukun neredeyse tüm alanlarına vakıf olması gerekir ki müvekkili savunmada eksik, hatalı ve yanlış bir işlem yapmasın. Yazımızın devamında Ankara Trafik Kazası Avukatı, Ankara Trafik Avukatı, Ankara Trafik Kazasına Hangi Avukat Bakar? Trafik Kazasından Sonra Ne Yapılmalı? gibi başlıklar halinde konu hakkında açıklamalarda bulunacağız. Ankara Trafik Kazası Avukatı Fatih Tahancı ve uzman avukat ve danışmanlardan oluşan ekibiyle diğer birçok hukuk alanında olduğu gibi trafik hukuku alanında da Ankara’da hizmet vermektedir.

Ankara Trafik Kazası Avukatı

Ankara Trafik Kazası Avukatı karayolu üzerinde meydana gelen kazalara bakan avukattır. Trafik kazası avukatı kaza sonucu oluşan zararın tazmin edilmesinde müvekkilin başvurabileceği bütün hukuki yollara zamanında ve doğru şekilde başvurur. Trafik kazası sonucu mağdur olan tarafın yaralanma sonucu vücut bütünlüğü bozulabilir, trafik kazasının ölüme sebebiyet vermesi halinde ölenin yakınları destekten yoksun kalabilir, kaza sonucu maddi ve manevi tazminat talepleri oluşabilir. Trafik Kazası Avukatı açıkladığımız sebeplerle sigorta şirketine yapılacak olan işlemler başta olmak üzere müvekkil adına tüm işlemler yapar. Trafik kazaları, gelişen teknoloji ve altyapı imkanlarının artmasına rağmen hızlı araç kullanımın yaygın olması sebebiyle hala azaltılabilmiş değildir. Karayolları Trafik Kanunu’na göre trafik kazası şu şekilde tanımlanabilir, karayolunda hareket halinde olan araçların karıştığı olay sonucunda ölüm, yaralanma ve zarar meydana gelmesidir. Trafik kazasının oluştuğu her durumda da trafik kurallarına uyulmamasından dolayı trafik suçu da oluşur. Ankara yoğun nüfuslu ve bu nedenle de araç sayısının hayli olması sebebiyle kişiler trafik kazalarından kaynaklı mağdur olmaktadır. Bu nedenle trafik kazasından kaynaklı husumeti bulunan kişilerin hukuki bilgi ve danışmanlık ihtiyacında Ankara Trafik Kazası Avukatı Fatih Tahancı ve trafik hukuku alanında uzman avukat ve danışman ekibi hizmetlerini sürdürmektedir.  

Ankara Trafik Avukatı

Ankara Trafik Avukatı Fatih Tahancı meydana gelen trafik kazasında taraf vekilliği yaparak mağduriyetlerin giderilmesi noktasında müvekkillere hukuki yardım ve danışmanlık sağlamaktadır. Trafik kazası sebebiyle dava açmak isteyen kişilerin mağduriyetleri her davada farklı olabilmektedir çünkü kazaların oluşu ve kazaya sebep olan etkenler farklılaşabilmektedir. Trafik kazalarının sebepleri, sürücülerin veya yayaların trafik kurallarına uygun davranmaması, sürücü ehliyeti alma aşamasındaki kurslarda verilen eğitimin yetersiz olması, araçların bakımsız olması, karayollarındaki bozukluk, hayvanların aniden yola çıkması ve karayollarındaki doğal afetler sayılabilir. Trafik kazalarının çeşitliliği bir yana kaza sonucu açılabilecek dava çeşitliliği de oldukça fazladır. Örnek verecek olursak; trafik kazası sonucunda belli süre araçtan mahrum kalınması halinde maddi tazminat, aracın değer kaybına ilişkin araç değer kaybı davası, kaza sonucunda hasara ilişkin hasar bedeli davası gibi. Trafik kazalarda çeşitli hukuki yollara başvurulduğu için olayın iyi anlaşılması gerekir ki doğru mercie, doğru zamanda başvuru yapılsın. Bu nedenle trafik kazası sonrasında öncelikle olay yeri incelemesi somut olayın çözümlenmesinde önemli hususlardan biridir. Trafik kazasının değerlendirilmesi olay yerinde başlar ve özenli çalışma sonucunda kaçırılması mümkün detayların gözden kaçırılma ihtimalini azaltır. Trafik Avukatının kazanın en başından olayı takip edip ortaya çıkan zararın tazmin edilmesi ve müteakip zararların da meydana gelmesini önlemede rolü yadsınamaz. Çünkü trafik kazası sonucunda zararın tazmin edilebilmesi için başvurulması gereken hukuki yollar bulunmaktadır. Bu hukuki süreçte bilgi ve tecrübesiyle farkını ortaya koyacak uzman bir trafik avukatına başvurulmasını tavsiye ederiz.

Trafik Kazalarına Hangi Avukat Bakar?

Trafik Kazalarına Hangi Avukat Bakar? Bu soru araç kullanırken veya yaya haldeyken başına trafik kazası gelen kişilerin bu durumda hangi hukuki yola, hangi sürede, ne şekilde başvuru yapabileceklerine ilişkindir. Bir avukatın trafik kazalarına ilişkin davalara bakabilmesi için ayrıca bir yetkiye ihtiyacı yoktur. Halk arasında trafik avukatı veya trafik kaza avukatı denmesinin sebebi, avukatın trafik kazasına sonucunda taraf haline gelen kişilerin davalarına bakmayı tercih etmesinden kaynaklıdır. Trafik hukuku spesifik bir alandır ve bir avukatın bu alanda uzmanlaşması müvekkillerini en iyi şekilde savunması noktasında oldukça önemlidir. Trafik kazası geçiren kişilerin maddi ve manevi zararlarının olması sonucunda bunun tazmini noktasında adli ve idari başvuruların yapılması gerekir. Kaza sonrasında tutulan tutanakta, kusur ve zararların hesaplanmasında en küçük bir hata mağdurun zararını tam olarak karşılamasına engel teşkil edebilir. Trafik kazasına bakan avukat hata payını en aza indirir ve hukuki süreçte mağdurun bilgi eksikliğini gidererek yapılması gereken başvuruları vekil sıfatıyla yapar.

Trafik Kazasından Sonra Ne Yapılmalıdır?

Trafik Kazasından Sonra Ne Yapılmalıdır? Trafik kazası yaşayan insanların kazanın verdiği panik ve korkuyla o anda ne yapılması gerektiği konusunda doğal olarak akıllarına bir şey gelmemektedir. Bu nedenle müvekkillerden sıkça duyduğumuz bu soruya yüzeysel de olsa cevap vermeye kendimizi mecbur hissettik. Toplumda bilinç düzeyinin arttırılması noktasında bir hukuk bürosu olarak hukuki anlamda destek olmak istiyor, bunu yaparken de mutluluk duyuyoruz. Öncelikle trafik kazası geçirildiğinde yaralanan ve/veya ölen kişiler var ise acilen ambulans, polis gibi acil yardım birimlerine haber verilmelidir. Olay yerinde kaza yapan araçların zarar gören kısımlarına dikkat ederek fotoğraf çekilmelidir. Araçların fotoğraflarının çekilmesi daha sonra talep edilecek olan zararların ve tarafların kusur oranlarının belirlenmesinde önemli hususlardan belki de en önemlisidir, diyebiliriz. Trafik kazası sonucunda yaralanma veya ölüm meydana gelmemiş, araçlarda hasar varsa buna maddi hasarlı trafik kazası denir. Maddi hasarlı trafik kazalarında kaza tespit tutanağının tutulması çok önemlidir. Taraflar anlaşırlarsa aralarında tutanağı tutabilirler, Anlaşamadıkları takdirde olay yerine polis/jandarma çağrılarak tutanağın tutulması konusunda ısrarcı olmalıyız. Kaza tespit tutanağı kazadan sonraki süreçteki hak mücadelesinde en önemli delillerden biridir. Kaza sonucu tutulan kaza tespit tutanağının geçerlilik süresi 10 yıldır. Zamanaşımı süresi kazanın olduğu tarihten itibaren başlar. Araç sigortaları için tazminat 2 yıllık zamanaşımına tabidir. Kaza tespit tutanağının bazı hallerde tutulmasına gerek yoktur. Kazadan Polis/jandarma haberdar edilmelidir. Bu haller şu şekilde sıralanabilir:
  1. Kazaya sebep olan araç sürücülerinden birisinin sürücü ehliyetinin olmaması
  2. Kazaya sebep olan araç sürücülerinden birisinin alkollü olması
  3. Kazaya sebep olan araç sürücülerinden birisinin 18 yaşını doldurmamış olması
  4. Kazada ölüm veya yaralanma olmuşsa
Kaza tespit tutanağında kazaya karışan araç sürücülerinin durum ve düşünceleri bulunmalıdır. Daha sonra yazılı şekilde doldurulan tespit tutanağı imzalanmalıdır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin mobil kaza tutanağı sayesinde kaza sonrasında elinde kaza tespit tutanağı dilekçe olmayan veya o an erişemeyen kişiler tutanağı doldurabilirler. Tutanak sigorta şirketine iletilerek kazanın olduğu bildirilir. Daha sonraki hukuki süreçte sigorta şirketine bildirimin yapılmamış olması gibi bir itirazla karşılaşılmasının önüne geçilmiş olur.